Akarçay Havzası Üst Yönetim Heyeti Teşekkülü Toplantısı...

12.2.14

Bilindiği üzere Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve 18 Haziran 2013 tarih ve 28681 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Havza Yönetim Heyetlerinin Teşekkülü, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ” kapsamında, Akarçay Havzası Havza Yönetim Heyeti Teşekkülü Toplantısı 9 Ekim 2013 tarihinde Afyon’da gerçekleştirilmiştir.

Bu gelişmeye müteakip, Akarçay Havzası Havza Üst Yönetim Heyeti Teşekkülünü teminen Vali İrfan BALKANLIOĞLU başkanlığında DSİ 18. Bölge Müdürü Mustafa ALTINOK ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü temsilcilerinin yanı sıra Akarçay Havzası ilgili kurum, kuruluş, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin katılımıyla 10 Şubat 2014 tarihinde Atatürk Kültür Merkezi Kocatepe Konferans Salonu’nda bir toplantı tertip edilmiştir.

Toplantının açılışında konuşan ve Akarçay Havzası hakkında kısa bir sunum yapan DSİ 18. Bölge Müdürü Mustafa ALTINOK konuşmasında şunları söyledi: “Bilindiği gibi doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması konusu, günümüz insanlığının en büyük sorunu olarak görülmektedir. Ülkemiz, kişi başına düşen su miktarına bakıldığında, bilinenin aksine su zengini bir ülke değildir. Su kaynaklarımızın artan nüfus, sanayileşme, tarımsal faaliyetler nedeniyle hızlı bir şekilde kirlenmesi ve yarı kurak iklim bölgesinde yer almamız nedeniyle, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı tedbirli olunabilmesi için suyun akılcı, sürdürülebilir ve entegre bir şekilde yönetimi hususu, büyük önem arz etmektedir. Su kaynaklarının akılcı ve sürdürülebilir kullanımı için en uygun yöntem; suyun havza ölçeğinde planlanması ve yönetimidir. Suyun politik ve idari sınırlara göre değil, hidrolojik ve fiziksel sınırlara göre hareket ettiği gerçeğinden hareketle, havzaların entegre su yönetimi uygulamaları için, en uygun ölçek olduğu ortaya çıkmaktadır. Ülkemiz, hidrolojik açıdan 25 akarsu havzasına bölünmüştür. Akarçay Havzası Afyonkarahisar, Konya, Isparta, Uşak ve Kütahya İllerine giren, 7995 kilometre kare alana sahip kapalı bir havzadır. Sanayileşme ve buna bağlı olarak ortaya çıkan hızlı nüfus artışı ve tarımsal faaliyetler sonucu oluşan endüstriyel, evsel ve tarımsal kaynaklar, Akarçay Havzasını olumsuz etkilemiş, yaşanan kuraklık bu etkilerin daha fazla hissedilmesine sebep olmuştur. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Havza Yönetimi ile ilgili yürürlüğe giren, tebliğ ile havza ölçeğinde Yönetim Heyetlerinin oluşturulması sağlanmış, suyu yöneten, kullanan ve etkilerine maruz kalan tüm paydaşların bir arada, ortak kararlar alabilmesine zemin oluşturulmuş, havzanın yerinden bizzat havzadaki paydaşlar tarafından alınacak kararlar ile yönetimi için ilk adım atılmıştır. Bu kapsamda, Akarçay Havza Yönetim Kurulu oplantısı akabinde  bu toplantıda Havza Yönetim Üst Heyetinin seçimine karar verilmiştir.’’

 

Programın devamında söz alan Vali BALKANLIOĞLU şu hususlara değindi:  “Türkiye, sanılandan farklı olarak küresel ısınma ve buna bağlı olarak iklim değişikliği nedeniyle su kaynakları bakımından zengin değil. Dolayısıyla sularımızı akıllıca ve verimli şekilde kullanmalıyız. Genelde su havzalarının bulunduğu yerlerde endemik türler de bulunmaktadır. Bu nedenle birçok açıdan su havzaları çok önemlidir. Sularımız aşırı tüketme, çevre kirliliği gibi nedenlerle bu güne kadar hor kullanılmıştır. Su havzaları, bulunduğu bölgenin coğrafi konumuna göre doğar, bir ilden başka bir ile akmakta. Bu nedenle havzaların korunmasını bir tek ilin sorumluluğuna bırakmak yanlış olacaktır. Geçmişte de bunun örneklerini gördük. Bu anlamda Sayın Bakanımızın isabetli kararı ile Türkiye’de akarsuların tamamı havza sistemi ile değişik ve farklı bir yönetim tarzına geçilmek üzere programlandı. Şimdi konu itibarıyla havzalarla DSİ ilgili gibi görünse de bir çok müdürlük de bu konuda görevlidir. Sularımız tarımsal, içme suyu ihtiyacı gibi çeşitli maksatlarla kullanılıyor. Bu sulara ev ve sanayi atıkları bırakılıyor. Kullanılan sular ise Akarçay Havzasına dökülüyor. Eber’de biriken suda bir çok canlı yaşıyor, bunlardan biri olan Eber Sarısı bitkisi ise endemik bir tür, dünyada başka bir yerde yetişmiyor. İşte bunların korunması son derece önemlidir. Bu anlamda sorumlu ve yetkili kurumların birleşip koordineli bir biçimde etkin bir çalışma sergilemesi gerekmektedir. Böylece Akarçay Havzasının korunması ve burada yaşayan canlıların devamlılığı sağlanmış olacaktır.”