Türkiye, İran, Irak ve Suriye Arasında Çevre ve Meteoroloji Konularında İşbirliğini Öngören ''Ankara Deklarasyonu'' Açıklandı

29.4.10

Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında çevre ve meteoroloji konularında işbirliğini öngören ''Ankara Deklarasyonu'' açıklandı.

 

Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Çevre Koruma Kurumu Başkanı Muhammed Cevad Muhammedizade, Irak Çevre Bakanı Narmean Othman Hassan ve Suriye Çevre İlişkilerinden Sorumlu Devlet Bakanı Kaoukab Alsabah Daya, Ankara Deklarasyonu hakkında basın mensuplarına bilgi verdi.

 

Bakan Eroğlu, iki gündür devam eden toplantılarda çok önemli kararlar alındığını belirterek, bu kararları ''Ankara Deklarasyonu'' adıyla yayımlayacaklarını bildirdi.

 

Bu deklarasyonda, dört ülkenin çevre koruması, toz oluşumunun önlenmesi, ağaçlandırma, orman yangınlarıyla mücadele konularında mutabakata vardıkları hususların yer alacağını ifade eden Eroğlu: ''Ancak bu çalışmalar dört ülke ile sınırlı kalmayacaktır. Bilhassa Basra Körfezi'ndeki Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Suudi Arabistan hatta Kuzey Afrika'daki ülkeleri de kapsayacak şekilde bu çalışmaların genişletilmesi ve bu deklarasyonun bu ülkelere de gönderilmek suretiyle müteakip çalışmalara onların da katılmalarının sağlanması da kararlaştırılmıştır. Bu tür çalışmaların bir an önce eylem planlarının hazırlanması için her ülkeden çalışma gruplarının oluşturulması ve bu çalışma gruplarının en geç üç ay içinde iki yıllık eylem planı hazırlaması şeklinde mutabakata varılmıştır. Öncelikle bir veri bankası oluşturmayı planlıyoruz. Daha sonra acil bir takım tedbirlerin alınması ve erken uyarı sisteminin geliştirilmesi, bir takım verilerin ülkeler arasında paylaşımının sağlanması konusunda tam bir mutabakata vardık'' dedi.

 

Bakan Eroğlu, İran, Suriye ve güvenlik sağlandığında Irak'ta bakanlar düzeyinde toplantılar yaparak eylem planının hayata geçirilmesi için anlaşma sağlandığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

''Özellikle toz oluşumu, maalesef bölgedeki insanların sağlık problemlerine, hatta hayatlarının kaybına ve ekonomik kayıplara sebep olmaktadır. Bu konuda da bütün imkanlarımızı seferber etmemiz gerektiği konusunda da bir mutabakata varılmıştır. Biz de Türkiye olarak bu konunun fevkalade önemli olduğuna, insani olduğuna inanıyoruz. Maalesef çevre ile alakalı bu kirlenmenin, toz oluşumunun sınır tanımadığına, sınırları aştığına da biz zaten bizzat şahit oluyoruz. Son volkan patlamasında da herkes tarafından bu anlaşıldı. Çevre kirlenmesi maalesef sınır tanımıyor, dolayısıyla kuvvetli bir işbirliği şarttır, biz de Türkiye olarak bu konuyu fevkalade ehemmiyetli görüyoruz ve insani mülahazalarla her türlü maddi ve manevi desteği vereceğimizi, bütün imkanlarımızı seferber edeceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum.''

 

Eroğlu, Türkiye'de ki erozyon ve ağaçlandırma çalışmalarının, fidan üretimi konularındaki bilgi deneyimlerin ve başarılı çalışmaların deklarasyona iştirak eden ülkelerle paylaşılacağını, gerekirse fidan desteğinde bulunulacağını belirtti.

 

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Çevre Koruma Kurumu Başkanı Muhammedizade yaptığı konuşmada, toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere ve deklarasyona katkı sağlayan ülke temsilcilerine teşekkür etti.

 

Dört ülkenin coğrafi bölgesinde iklim koşullarının yarattığı toz bulutlarının insan sağlığı, ülkelerin gelişimi ve ekonomi üzerinde olumsuz etki yarattığını vurgulayan Muhammedizade, bölgenin bu konuda ihtiyaç duyduğu çalışmaları başlattıklarını ifade etti.

 

Bölgedeki diğer ülkelerin de çalışmalara katkıda bulunmalarını arzu ettiklerini anlatan Muhammedizade, bu işbirliğinin tüm çalışmalar, insan gücü ve tecrübelerin ortaya konulmasıyla anlam kazanacağına işaret etti.

 

Muhammedizade konuşmasında: ''İlk yapılacak olan şey bir hava meteoroloji istasyonunun kurulması. Bu şekilde gerçek olan bilgiler bize sunulacaktır. Bir bilgi bankası oluşturulacaktır. Bu şekilde bölge ülkeleri bu banka vasıtasıyla verilere ulaşacak. Diğer bir uygulama ise ülkelerin çevre alanındaki tecrübeleri birbirleriyle paylaşmaları hususunda anlaşma sağlandı. Biz üye ülkeler elimizdeki tüm yasal kaynakları bu sorunları aşmak için ortaya koymamız konusunda mutabık kaldık. Bu kutsal oluşuma tüm bölge ülkelerinin katılmasını istiyoruz, hepsini de davet ediyoruz. Uluslararası kuruluşlar, Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlardan Ankara'da başlatılan bu uygulamaya destek vermelerini istiyoruz'' dedi.

 

Muhammedizade, bu konudaki bir sonraki toplantının Tahran'da yapılması için davette bulunduğunu da aktardı.

 

Sorunlar Aynı İse İşbirliği Şart

 

 

Irak Çevre Bakanı Hassan, dünyanın pek çok çevre sorunu ile karşı karşıya olduğunu, bölge ülkelerinin coğrafyalarında yaşadıkları sorunların ortak olduğunu vurguladı.

 

Bu sorunların üstesinden gelinmesinin işbirliği ile mümkün olabileceğine işaret eden Hassan, ''Sorunlar ve teşhisler aynı ise işbirliği şart. Burada sorunların çözümünde el ele vermek konusunda mutabık kaldık. Şeffaf bir bilgi bankası oluşturacağız. Deklarasyona katılan tüm ülkeler buradan yararlanabilecek. Çalışma gruplarımız da yarından itibaren faaliyetlerine başlayacak. Örnek olan başarılı uygulamalar bu ülkeler arasında paylaşılacak'' diye konuştu.

 

Suriye Çevre İlişkilerinden Sorumlu Devlet Bakanı Daya ise, çevrenin belirli bir ülkenin mülkü olmadığını ifade etti.

 

Daya, ''Çevreyi, bu ortak mülkü korumak için işbirliği elzemdir. Ankara deklarasyonunda yer alan hususlar bir an önce uygulamaya geçirilmelidir. Suriye de toz bulutlarından çok etkilenen bir ülke, çalışmalarla bu konudaki zararları azaltacak çözümlere ulaşılacağına inanıyorum'' diye konuştu.

 

29.04.2010