Uluslararası Ozon Tabakasının Korunması Günü

16.9.10

Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu,  ''Uluslararası Ozon Tabakasının Korunması Günü'' dolayısıyla İstanbul’da düzenlenen toplantıya iştirak ederek bir konuşma yaptı.

 

Bakan Eroğlu, ozon tabakasının güneşten gelen mor ötesi ışınlarının büyük bir kısmını tuttuğunu belirterek, yeryüzüne gelen mor ötesi ışınların yüzde 2'den fazla olması halinde, deri kanseri ve katarakt hastalıklarının artacağını, canlıların bağışıklık sistemlerinin zayıflayacağını söyledi.

 

Eroğlu, Montreal Protokolü'nün, çevre alanında milletlerarası işbirliğinin en başarılı örneklerinden biri olduğunu belirterek, 2009 yılında başlayan ve 2015 yılına kadar devam edecek olan çalışmalarla ozon tabakasına zarar veren maddelerin yüzde 95 oranında azaltılmış olacağını ifade etti.

 

Bu çalışmalar sayesinde gelecek nesiller için ozon tabakasının korunmasında çok önemli bir yol katedileceğini vurgulayan Eroğlu, şunları söyledi:

 

''Son verilere göre bütün tedbirlerin eksiksiz yerine getirilmesi durumunda ozon tabakasının yaklaşık 50 yıl içerisinde kendi kendini onarması beklenmektedir. Bu başarı aynı zamanda küresel ısınmaya sebep olan gazların miktarında da büyük bir azaltıma imkan tanıyarak, küresel iklim sisteminin korunmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkemiz, küresel ölçekteki çevre meselelerinin çözümüne imkanları ölçüsünde gereken katkıyı vermektedir ve vermeye de devam edecektir.''

 

Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, 2002 yılında Çevre Bakanlığının personel sayısının 5069 iken bugün Çevre ve Orman Bakanlığının personel sayısının 14 kat artarak 70.931'e yükseldiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

 

''İstanbul'da 1990'lı yıllarda kükürtdioksit oranları standartların on katı üzerine çıkmıştı. Bir zamanlar bu ülkede promosyon olarak gazeteler maske dağıtıyorken, aldığımız tedbirlerle vatandaşlarımıza nefes alabilecekleri temiz hava sağladık. Hava kalitesi bugün 116 istasyondan, internet üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor. Son yıllarda hiçbir ilde kış aylarında standartların üzerine çıkılmadı. 2002 yılında 9 ilin doğalgazı vardı, şimdi ise 66 ilimizin doğalgazı var. Artık yalnız İstanbul'un değil, bütün Türkiye'nin havası tertemizdir. Katı atıkların düzenli depolanması ve bertarafına yönelik olarak 'Katı Atık Eylem Planı' hazırladık. 2008 yılında 29 milyona hizmet verecek şekilde katı atık tesislerini tamamladık. 2012 yılına kadar, en azından şehirlerimizde yaşayan 59 milyon nüfusumuza hizmet verecek şekilde bütün katı atık tesislerini tamamlamayı planlıyoruz. 2003 yılında 15 tesis varken, şu an itibariyle 46 adet tesisle 36,5 milyon nüfusa hizmet verilmektedir.''

 

Eroğlu, sağlıklı içme suyu temini konusunda 8 yıllık iktidarları döneminde 33 milyon vatandaşa kaliteli içme suyu temin ettiklerini anlatarak, çevreye verdikleri değerin bir göstergesi olarak, AB sürecinde öncelikle çevre faslını açtıklarını kaydetti.

 

''Çevreye Yatırım Turizme Yatırımdır''

 

Çevre yatırımının aynı zamanda turizme yatırım da olduğunu, Mavi Bayrak sayısını hızla artırdıklarını, bu alanda Türkiye'nin dünya genelinde üçüncü sıraya yükseldiğini, deniz kirliliğinin 198 istasyondan sürekli takip edildiğini ifade eden Eroğlu, hazırladıkları ''Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı'' ile 2008-2012 yılları arasında toplam 2 milyon 300 bin hektar sahada ağaçlandırma yapacaklarını kaydetti.

 

Bakan Eroğlu, Montreal Sözleşmesi uyum kapsamında Dünya Bankası ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile ortaklaşa yürüttükleri projeler çerçevesinde 165 şirkete toplam 24,6 milyon dolarlık destek verildiğini söyleyerek, bundan sonra da yapılacak projeler vasıtasıyla sanayicilerin uluslararası fonlara erişimi için gerekli imkanların yaratılacağını vurguladı.

 

 

Bakanlık olarak, sanayicilere ozon tabakasını incelten maddelerden alternatif gazlara geçişte projelerle katkı vereceklerini anlatan Eroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

 

''Sanayicilerimizin ozon tabakasına en az zarar veren kimyasal maddeleri kullanarak, üniversitelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarının halkı şuurlandırmasıyla her bireyin de ozon tabakasına zarar veren kimyasal maddeleri ihtiva etmeyen ürünler kullanarak, ozon tabakasının korunmasına katkıda bulunması mümkündür. Ülkemizin 2023 yılından önce hayat standartları, çevre kriterleri, ekokentler, şehircilik alanında dünyanın en gelişmiş ilk 10 ülkesi içerisinde yer alması için eylem planları hazırladık ve çalışmalarımızı da bu çerçevede yürütüyoruz.''

 

Çevre ve Orman Bakanlığı Genel Müdürü Prof. Dr. Lütfi Akça da Türkiye'nin ozon tabakasının korunması için dünya ülkelerinin çabalarına ortak olduğunu, ilgili sektörlerde sanayicilerin katkılarıyla başarılı çalışmalara imza atıldığını söyledi.

 

 

Akça, ozon tabakasının korunması için her bireye görev düştüğünü ifade ederek, ''Tüketici olarak, otomobilden spreylere kadar ozon dostu ürünler kullanarak önemli katkı sağlayabilirsiniz'' dedi. 

 

Toplantıda Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, ''Uluslararası Ozon Tabakasının Korunması Günü'' dolayısıyla çevre dostu teknoloji kullanan 22 firmaya plaket verdi.

 

16.09.2010