1. Dünya Sulama Forumu Mardin’de Başladı...

29.9.13

1. Dünya Sulama Forumu, Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törenle başladı.

Açılış töreninde bir konuşma yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Mardin'in 7 bin yıldır kardeşliğin, barışın, hoşgörünün şehri olduğunu, burada bütün dinler ve dillerin adeta kader birliği yaptığını söyledi.

 

Türkiye Ulusal Sulama ve Drenaj Komitesi Onursal Başkanı olarak, böylesin önemli bir foruma ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyduklarını anlatan Prof. Dr. Veysel Eroğlu, daha önce de İstanbul'da 5. Dünya Su Forumu'nu gerçekleştirdiklerini anımsattı.

 

1. Dünya Sulama Forumu için Mardin'in belirlenmesinin birçok açıdan manidar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Eroğlu, şöyle dedi:

 

"Mardin, ilk sulama ve ziraat örneklerinin beşiği olarak kabul edilmektedir. Dünyada bugün itibariyle 8 kişiden biri, başka bir ifadeyle yaklaşık 900 milyon insan kronik olarak yetersiz beslenme problemi ile karşı karşıyadır. Öte yandan bütün dünyada kullanılan içme suyunun yüzde 70'i sulamada kullanılmaktadır. Dünya Sulama Forumu'nda suyun geniş bir yelpazede tartışılmasına ve günümüzde yaşanan ve potansiyel su sıkıntılarına çare üretmeye büyük ihtiyaç vardır. Burada tebliğ sunacak hocalarımız inşallah buna çare üreteceklerdir. Dünya nüfusu ve şehirleşme oranına paralel olarak günümüz dünyasında su ile alakalı sıkıntılar hızlı bir şekilde artmaktadır. Bu problemlere acilen cüzüm bulunması gerekmektedir."

"Türkiye Baraj ve Gölet İnşa Etmeye Mecburdur"

 

Su kaynaklarının miktarı ile kalitesinin korunmasının hayati önem arz ettiğini dile getiren Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, şunları söyledi:

 

"Yağış dağılımı düzensiz olan Türkiye, su zengini bir ülke değildir. Aksine, gerekli tedbirler alınmadığı ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik yatırımlara öncelik verilmediği takdirde yakın gelecekte su problemleri yaşamaya aday bir ülke olabilir. Alınması gereken önlemler var. Ülkemizde bir damla suyun bile heba edilmemesi adına çalışmalar sürdürmekteyiz. Su yapıları inşa ederek boşa akan sularımızı değerlendiriyor, su israfını önleyici tedbirleri hayata geçiriyor ve su tasarrufu konusunda gerekli dikkati gösteriyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafya ve iklim şartları baraj ve HES yapmamızı, sulama tesisleri ve içme suyu projelerini hayata geçirmemizi zorunlu kılmaktadır. Baraj, gölet ve hidroelektrik santral gibi su kaynakları arzını arttırıcı çalışmalar yapıyoruz, sulamada modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz."

"Dünyada Bir İlk"

 

81 il için içmesuyu eylem planı hazırladıklarına dikkati çeken Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 36 projenin inşaatının devam ettiğini bu tamamlandığında yaklaşık olarak 18 milyon kişiye daha ilave içmesuyu sağlanacağını söyledi.

 

İstanbul'a 2071 yılına kadar yetecek suyun temin edildiğini ifade eden Prof. Dr. Eroğlu, şöyle konuştu:

 

"Biz o dönemde İSKİ Genel Müdürlüğü olarak 8 ay içerisinde su kesintisini tamamen kaldırdık. Ondan sonra dedik ki bundan sonra İstanbul'da su kesintisi olmayacak. Gazeteciler sordu 'Ne yapacaksınız?' dedi. ‘Darağacı kurup da kendimi idam edecek halim yok, bıyıklarımı keseyim’ dedim. Allah'a şükür şu ana kadar bıyıklarım yerinde. Su için İstanbul'da iki kıtayı birleştirdik. Melen Projesi dâhilindeki dünyada iki kıtayı birbirine bağlayan ilk ve tek uzun sualtı tüneli olan Boğaziçi Tüneli ile Asya ve Avrupa'yı denizin 135 metre altından birleştirdik. Melen ve Yeşilçay Projeleri ile İstanbul'un 2071 yılına kadar içmesuyu ihtiyacı karşılanacak. Dünyada bir İlk olan KKTC Su Temini Projesi ile 106 kilometre uzunluğundaki isale hattı ile yavru vatana yılda 75 milyon metreküp su iletilecek. Dünyada ilk defa uygulanacak proje ile boru hattı deniz yüzeyinden 250 metre derinlikte askıda geçecek. Projeyi 2014 yılında tamamlamayı hedefliyoruz."

"GAP’ın Önemi Çok Büyük"

 

İçişleri Bakanı Güler de böyle bir formun Mardin'de düzenlenmesinin kentin tanıtımına çok büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

Mardin'in medeniyetler ittifakının önemli bir modeli ve belki de en mühim şehri olduğuna dikkati çeken Güler, şunları söyledi:

 

"Her şeye hayat veren su, tüm canlılar için en önemli kaynaklardandır. Ancak özellikle son yıllarda artan nüfus ve bunu sonucu olarak artan su talebi küresel bir su krizini de gündeme getirecektir. Ülkemize baktığımızda yurdumuzun su kaynakları bölgede önemli bir potansiyel olarak görülmesine rağmen su zengini sayılabilecek bir nitelik maalesef taşıyamamaktadır. Aksine gerekli ünlemler alınmadığı takdirde tüm dünyada olduğu gibi yakın gelecekte su sorunları yaşayan aday bir ülke konumundayız. Sayın Bakanımızın ve AK Parti hükümetlerinin 11 yıl öncesinde görevi devraldığı noktada şu ana kadar gelinen nokta gerçekten de Cumhuriyet Tarihimizin çok önemli bir gelişmesini ve rakamlara sığmayacak bir artışı da ifade etmektedir. Hükümetimizin en başarılı olduğu alanlarından birisi de budur. Hem sulama alanlarının kullanılması hem de enerji üretiminde gerçekten de devasa bir artış sağlanmıştır."

 

Güler, Türkiye'nin en büyük ikinci barajının Mardin'de yapılan llısu Barajı olduğunu ve Türkiye'nin ekonomisine çok önemli bir katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

 

Dünya Sulama Formu (ICID) Başkanı Gao Zhanyi de 1995 yılında kurulan komiteye 110 ülkenin üye olduğunu söyledi.

"Gıda güvenliği tabii ki su güvenliği ile birebir ilişkilidir ve bağlantılıdır." ifadesini kullanan Zhyani, şöyle konuştu:

 

"Dünyamızda özellikle yetersiz beslenen nüfusların yaşadığı ülkelerde bakacak olursanız, bu ülkelerde çok ciddi gıda ve su sıkıntısı görürsünüz. Son iki yıllık dönem içinde birçok konferans, birçok toplantı düzenlendi. Su ve gıda güvenliği ile ilgili meseleleri ele almak ve sorunları çözüme kavuşturulması amaçlanmaktadır."

 

Dünya Su Konseyi Başkan Yardımcısı Dr. Doğan Altunbilek de, böyle bir organizasyonun insanların ihtiyaçlarını karşılamakta yaşanılan sıkıntıları gündeme getirdiğini ifade etti.

Altunbilek, şunları söyledi:

 

"BM verilerine güre 2050 yılında 9 milyar insanı beslememiz gerekiyor. Tabii ki bilim adamları ve siyasetçiler bunun için çalışmalarını yapmak zorundadır. Gelişen bu dünyada su temel ihtiyaç haline geliyor. Suyun dünyada farklı şekillerde dağılmış olması kaçınılmaz riskler ortaya çıkıyor. İnsanlar su kaynaklarına yakın yerlerde yaşamalarına rağmen nüfus artışından dolayı su yeterli olmuyor. İnsanların yaşamı, suya erişimlerine bağlıdır. Yüzey suları düzenli olarak dağıtımı son derece zordur. Gittikçe daha fazla yer altı suları kullanılmaktadır. Dünya Su Konseyi’nin görevi halkı bilinçlendirmek, siyasetçilere bilgi vermek ve bu konuda kendi kararlarını almasına üncülük etmektir. Eğer bugünkü gibi yaşamaya devam edersek dünyada ünümüzdeki yıllarda su sıkıntısı yaşanacak ve gıda üretimi azalacaktır."

 

Konuşmaların ardından Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 2013 Dünya Sulama ve Drenaj Ödülü’nü kazanan Prof. Dr. Victor A. Dukhovny'ye ödülünü verdi.

Prof. Dr. Eroğlu daha sonra sanat atölyesi sahibi Füsun Onamay'ın sergisine katılarak, ebru yaptı.

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, DSİ çalışmalarını anlatan standın da açılışını yaparak, Şanlıurfa ve Mardin halk eğitim merkezlerinin yılsonu sergilerini gezdi.

29.09.2013