Orman Ve Su İşleri Bakanlığı Biyokaçakçılıkla Mücadelede Kararlılığını Sürdürüyor…

14.6.14

Hayata Geçirilen Biyokaçakçılıkla Mücadele Projesi İlk Etapta 41 Pilot İlde Uygulanacak…

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, biyokaçakçılıkla mücadelede kararlılığını sürdürüyor. DKMP Genel Müdürlüğü’nün 2013 yılında başlattığı “Biyokaçakçılıkla Mücadele Projesi” ilk etapta 2014 için 41 pilot ilde uygulanmasının ardından 2015’te 81 ilde uygulanacak.

DKMP Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Biyokaçakçılıkla Mücadele Projesi”nin maksadını, biyoçeşitliliğimizin biyokaçakçılık yoluyla istismar edilmesini önlemek ve ülkemize ait genetik kaynaklardan elde edilebilecek faydaların ülkemiz menfaatine kullanılmasını sağlamak oluşturuyor.

Proje 2013 Yılında Başladı

2013 yılında başlatılan “Biyokaçakçılıkla Mücadele Proje”sinin 2014’te 41 ilde pilot uygulamasının ardından, 2015 yılı içinde 81 ilde de uygulamaya konulması planlanıyor.
Toplam bütçesi 1.5 milyon TL olan projenin uygulama süresi ise 3 yıl olarak öngörülüyor.

 

Biyokaçakçılıkla Mücadelede Halkın Desteği Sağlanacak

Ülke çapında uygulanacak proje kapsamında ilgili kurumlarla işbirliği ve eşgüdüm sağlanarak biyokaçakçılığın önlenmesine yönelik yasal, kurumsal ve idari tedbirler belirlenecek ve hayata geçirilecek. Proje süresince basılı ve görsel materyaller kullanılarak biyokaçakçılık konusunda halkın farkındalığı artırılacak ve biyokaçakçılığın önlenmesinde halkın desteğinin alınması sağlanacak. Ayrıca, biyokaçakçılığa karşı uygulanan idari ve cezai yaptırımların güçlendirilmesi maksadıyla mevzuat çalışmalarına da hız verilecek.

“Türkiye’nin Sahip Olduğu Bitki Türlerinin Yüzde 34’ü Endemik”

Türkiye’nin, çok değerli genetik kaynaklar sunan özgün bir biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu ifade eden Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ise “Türkiye, gıda ve tarım için önemli pek çok bitkinin anavatanını ve genetik çeşitlilik merkezini oluşturuyor. Türkiye’nin sahip olduğu bitki türlerinin yüzde 34’ü endemik, yani ülkemize özgü türler. Bitki örtüsünün zengin olması ve dolayısı ile besin ihtiyacı olan birçok hayvan türünün kendisine uygun yaşam alanı bulabilmesi ülkemizi hayvan türleri açısından da zengin kılıyor. Pek çok hayvanın anavatanı olan Anadolu’da, hala çeşitli çiftlik hayvanlarının genetik çeşitliliği yüksek yerel ırkları mevcut. Henüz sayıları tam olarak belirlenememiş ve keşfedilmemiş binlerce omurgasız hayvan türü de ülkemizde yaşıyor” diye konuştu.

 

“Türkiye Genetik Kaynaklar Açısından Bir Cazibe Merkezi”

Endemizm oranının ve genetik çeşitliliğin bu derece yüksek olmasının Türkiye’yi genetik kaynaklar açısından bir cazibe merkezi haline getirdiğini belirten Prof. Dr. Veysel Eroğlu  “Ülkemiz gibi biyolojik çeşitliliği yüksek ülkeler özellikle genetik kaynaklar açısından biyokaçakçılığa maruz kalıyor. Sahip olduğumuz bu zenginliği korumak ve yabancılar tarafından izinsiz olarak tabiattan toplanmasını engellemek hepimizin görevi” dedi.

Biyokaçakçılık Ekonomik Kayıplara da Sebep Oluyor

Biyokaçakçılığın ekonomik kayıplara da sebep olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Eroğlu “Ayrıca, biyokaçakçılık birey sayısında azalma, popülasyon kaybı, tür kaybı, ekosistem dengesinin bozulması ve ekosistem tahribatına sebep oluyor. Çeşitli soğanlı bitki türleri, yılan türleri, kelebek ve diğer böcek türleri biyokaçakçılığa daha sık maruz kalıyor.

“Vatandaşlarımız 156 Jandarma İmdat Hattı’na İhbarda Bulunmalı”

Biyokaçakçılıkla mücadelenin çok önemli olduğunu ve vatandaşlardan kendilerine yardımcı olmalarını isteyen Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu “Arazide yabancıların tabiattan canlı örnekler topladıklarını gören vatandaşlarımız hiç vakit kaybetmeden 156 Jandarma İmdat hattına ihbarda bulunmalı” diye konuştu.

14.06.2014